Bu Blogda Ara

Arşiv

googlediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
googlediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Googlediye

Googlediye belediyesi

Google’a ait şirketlerden biri olan Sidewalks Lab, Kanada’nın Toronto şehrinde sahil şeridinde ileri teknolojiye dayalı yeni bir şehir kuracağını duyurdu.

Quayside adı verilen bu yeni şehirde mümkün olduğu kadar robotik cihazlar kullanılacakmış. Ulaşım konusunda sürücüsüz otobüsler ve bir uygulamayla yönlendirilerek çalışacak sürücüsüz taksiler hizmet verecekmiş. İşlerin düzgün takip edilebilmesi için şehrin farklı yerlerine çok sayıda kamera ve sensör konulması gerekiyor. Bütün bunları şahsî hayatın gizliliği prensibiyle birlikte nasıl yapacakları şimdilik merak konusu… Bildiğimiz belediyecilik hizmetlerini, algoritmalar, uygulamalar, sistemler ve robotlarla yapıyor olacaklar.

Belediye başkanlarımızın birbiri ardı sıra istifa ettiği ülkemizde, Google belediye yönetimlerine bir alternatif olur muydu acaba? İstanbul’u ele alalım, Kadir Abi sonrası Google gelse ne yapardı?
Öncelikle akıllı sistemler manasında “ak” ekini bütün hizmet isimlerinin başına veya sonuna getirirdi. Şimdilerde “İstanbul Kart” denilen ve ilk adı “Akbil” olan bilet sistemi tekrar geri gelirdi. Otobüsler “AKbüs”, metrolar “MetrAK”, İspark “ AKpark”, çöpleri toplayan ve yerleri süpüren sistemin adı “AKtem”, gaz dağıtım sistemi “GAZAK” (ismi bile ısıtıyor adamı), su ve kanalizasyon idaresi “SUKAK” olurdu meselâ…

Akıllı ve sürücüsüz taksiler de kısaltılıp “TAK” olurdu muhtemelen. Düşünsenize, acilen bir yere mi yetişmemiz gerekiyor, akıllı telefonumuzla çağırıyoruz, bize en yakın mevkideki uygun araba geliyor. Öyle “e-5 kapalı, neden sahilden yolu uzatarak bana daha fazla para kazandırmıyoruz?” teklifini yapmadan, “ben karşının şoförüyüm, gidilecek yeri bilmiyorum siz tarif edin” demeden, yabancı turistlere farklı tarife uygulamadan, kısa mesafeye gidileceğini duyunca “aracı teslim etme saatim geldi, güzergâhıma ters noktaya gidemem” bahanesi ile yolcuyu savuşturmadan, can pazarı yaşanan noktalarda fırsatçılık yapıp 100 metre yol için 100 dolar istemeden, “bozuk yok, helâl et” diyerek paramızın üstüne yatmadan,“tak” diye çalışacak arabalardan biri geliyor diye düşünelim. Hayali bile güzel…

Bütün mekanik işlerin sistemler vasıtasıyla yürütüleceği yerde ara elemana ne kadar ihtiyaç duyulur bilinmez, ama adet yerini bulsun diye “AKMEK” adında meslek edindirme kursları açar, “ara” eleman yetiştirirdi. Belediye kelimesini değiştirir, “Googlediye” yapardı. Muhalefet cephesi “gugla” diye okuyup dalga geçerdi. Millet de “her işi bizim yerimize düşünüp aklediyor” manasında “Aklediye” şeklinde telâffuz ederdi ismini.

Yöresel kültür şenlikleri ve dayanışma günleri yapmamak olmaz. Google da kendi meşrebine ve memleketinin yörelerine uygun “California Çip Festivali”, “Geleneksel San Francisco Network Günleri”, “Palo Alto Yarı İletken Şenlikleri” tarzında faaliyetler düzenlerdi. Yerli ve millî teknoloji ürünleri gelişmeye başlayınca kültür organizasyonlarını dönüştürürdü. İstanbul dokusunu korumak için sürücüsüz arabalarının üzerine “sürücü hataları için lütfen sunucunun C:\ sürücüsüne başvurunuz” yazardı.

Açılışlar ne olacak peki? Sergiler, yurtiçi ve yurtdışından gelen misafirlerin karşılanması, şehrin anahtarını birilerine temsili de olsa hediye etme… Başkan kurdele kesmezse açılış olur mu? Android isminde işletim sistemi yapan, robot da yapar elbette. Açılışlara katılmalık, kurdele kesmelik, el sallamalık, tweetler atmalık, her daim gülümseyen insan görünümünde bir robot yeter de artar bile. Adı da “Robaşkan” olur. Hatta googlediyeyi “Robaşkanım @googlediye, bu şehre kimin ne kadar hizmet ettiğini biz çok iyi biliyoruz. Gayretinizi de hizmetlerinizi de görüyoruz. Sağolun” gibi tweetlerle öven bot hesaplar kurardı. “Google’lerin gücü adına, güç bende artık” diyen bir robaşkan, güç zehirlenmesine pekâlâ maruz kalabilir diyeceksiniz. Ya bütün akraba-i (me)taallukatını googlediyede işe yerleştirmeye ve yandaş mutfak robotlarına bazı ihaleleri peşkeş çekmeye kalkarsa? Hiç sorun değil, ironiye gerek kalmadan hemen “metal yorgunluğu” sebebiyle alaşağı edilir, sipariş edilen yeni robot alkışlarla görevinin başına geçer.

Ülkemizde böyle bir belediye olur mu bilemiyorum, ama olursa oyumu robaşkana vermeyi düşünürüm. Allah metal aksamına zeval vermesin, her işi yapar.
Link: http://www.yeniasya.com.tr/adnan-nacir/googlediye_445547

Öne Çıkan Yayın

Bir Bekadır...

Gazete Duvar karikatürü   Son zamanlarda, Türkiye’deki kutuplaşmayı anlatan “Bir Başkadır” adlı dizi konuşuluyor. Dizide çizilen farklı kesi...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İlgili Diğer Yazılar: