Bu Blogda Ara

Arşiv

george orwell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
george orwell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yalpa-yalnızlık Bakanlığı

Yalpayalnızlık Bakanlığı

BBC haberine göre 75 yaşından büyük iki milyon kişinin yalnız yaşadığı, toplamda ise yaklaşık dokuz milyon kişinin yalnızlıktan etkilendiği İngiltere’de Yalnızlık Bakanlığı kuruluyor. Tam olarak nasıl işleyeceği açıklanmış değil. Bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşları ile işbirliği halinde olacağı söylendi.
En büyük futbol takımlarından Liverpool taraftarlarının maç skoruna bakmaksızın her maç sonunda takımı için “you will never walk alone/asla yalnız yürümeyeceksin” şarkısını söylediği ülkede oluyor bu. Hayır, ada ülkesi olduğunu biliyorduk da ıssız adaya dönüştüğü yeni resmiyete kavuştu. Adamlar zaten Avrupa Birliği’nden çıkıp ülkece yalnız kalmayı da seçmişlerdi.

Geleceğe dair yazılmış distopik kitaplardan hangisini daha çok okuyup yalnız kalmaya karar verdiklerini bilmiyorum:
1930’lu yıllarda İngiliz yazar Aldous Huxley tarafından yazılmış “Brave new world/Cesur Yeni Dünya” isimli kitapta insanların şişelerde seri bir şekilde üretildiği, doğumlarından itibaren bütün hayatlarının planlandığı, sanat, duygu ve düşüncenin olmadığı bir ortamda adeta birer robot haline getirildiği bir dünya anlatılır. Alfa, beta, gama, delta ve epsilon olmak üzere kendilerine yüklenen genetik özelliklere göre 5 tip insan üretilir. Belli bir yaşa gelen insanlar iğne vurularak öldürülür ve yakılır. Sürekli bir üretim ve tüketim vardır, sonsuz tüketim teşvik edilir. “Ending is better than mending” felsefesi ile hiçbir şey tamir edilmez, yenisi alınır. Din, inanç ve ahlâk gibi manevî değerler yoktur. “Soma” adı verilen bir uyuşturucu herkes tarafından kullanılır. Sistemin istikrarı için insanlar hiçbir zaman boş bırakılmaz ve yalnız dolaşmaları istenmez. Yalnız kalan insanların düşünme ve sorgulamaya başlaması riski vardır. Düşünmeye başlayan, hüzne giren herkese anında soma verilir.

Bir diğer İngiliz yazar George Orwell’ın “1984” adlı kitabında insanların her hareketinin Büyük Birader tarafından izlendiği, basın araçları sayesinde kitlelerin kontrol edildiği bir toplumdan bahseder. Burada “Sevgi Bakanlığı” vardır. İsminin sevgi olduğuna bakmayın, partiye aykırı düşünen kişilere uygulanan işkencelerden ve hainlere duyulacak nefretten sorumludur. Ülke sürekli savaş halindedir ve durmadan dost/düşman listeleri yeniden yazılmaktadır. Tarih bakanlığı parti çıkarlarına göre her gün tarihi ve arşivleri yeniden düzenler. Bolluk bakanlığı, insanları fakir tutmak için çalışır. Gizli/açık kameralarla, mikrofonlarla izlenen insanlar, diğer insanların kendilerini gammazlamasından da korkmaktadır.

Ülkemizde böyle bir bakanlığa ihtiyaç var mı bilmiyorum. Millî ve manevî değerler sebebiyle akrabalık ilişkilerinin daha ön planda olduğu, sosyal ilişkilerin daha güçlü olduğu söylenebilir. Ancak eski zamanlarımıza nazaran daha zayıf olduğu ve gün geçtikçe daha da zayıfladığı söylenebilir. Eskiden aileler kalabalık bir şekilde otururdu ve yaşı ilerlemiş olan büyüklerin bakımı daha kolay halledilebiliyordu.

Yalnızlık Bakanlığı ülkemizde kurulacak olursa önce işi devletimizi yalnızlıktan kurtarmak olmalı. Hangi gün, hangi ülke ile papaz olduğumuz, hangi ülke ile “al papazı ver papazı” takasına gireceğimiz belli değil. Kardeşim Esad, zalim Esed’e dönüşebiliyor. Bakıyorsunuz tarihi müttefikimiz dediğimiz Almanya, hemen bizi kıskanmaya başlamış. Avrupa Birliği’ne girme hedeflerimizi bırakın, kavga etmediğimiz Avrupa ülkesi kaldığını sanmıyorum. AB ilişkileri için bakanlık kurduk, ama bakanımız sanki ilişkilerimizin bozulması için uğraşıyor adeta. Biraz zaman geçince bizim o ülkelerle şahsî bir meselemizin olmadığını söyleyebiliyoruz. ABD ve Rusya ile olan münasebetlerimizde de sürekli iniş çıkış yaşanıyor. Bir gün Ortadoğu politikalarımızı ABD ile aynı eksende yürütmek istediğimizi söylüyoruz, ertesi gün onların ne dediklerinin umurumuzda olmadığını söylüyoruz. Suudi Arabistan ile ortak ordu kuruyoruz, çok geçmeden Suudiler bizi neredeyse terörist ilân edecek seviyeye geliyor. Ziyaret edebileceğimiz ülke kalmayınca pozisyonumuzun adı “değerli yalnızlık” olabiliyor.

Bu kadar yalpalayarak ilerletmeye çalıştığımız diplomasi ile ülkece düştüğümüz yalnızlıktan bizi kurtarmasını beklediğimiz bir bakanlık kurulacaksa bence adı “Yalpa-Yalnızlık Bakanlığı” olsun…
Link: http://www.yeniasya.com.tr/adnan-nacir/yalpa-yalnizlik-bakanligi_451765

Hayvan Çiftliği

Hayvan çiftliği

“George ne demiş, Hans ne demiş bizi ilgilendirmez” sözünden hareketle bütün George’ların eşit muamele göreceğini zannedenler yanıldı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “George Orwell ‘Hayvan Çiftliği’ kitabında bazılarının daha eşit olduğu bir düzeni, meselâ Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) beş ülkeyle sınırlayan düzeni eleştirir. Çok anlamlı. İçinde insanın olmadığı, halkı mutlu etmeyen bir ekonomi politikasının anlamlı olmadığına inanıyorum” şeklinde bir açıklama geldi. En azından bazı George’ların “daha eşit” olduğunu anladık.

Çeşitli çevrelerden bu söze eleştiriler geldi. George Orwell’in, Hayvan Çiftliği isimli kitabı yayınlandığı sırada henüz BM’nin kurulmamış olduğu ifade edildi. BMGK’nın bazı tavırlarının bu kitapta eleştirilen hususlarla örtüştüğü söylenebilir tabi, ancak kitabın Birleşmiş Milletler’i hedef alarak yazıldığını söylemek zorlama bir iddia olur zannımca.

Hayvan Çiftliği kitabında, insanlar tarafından sömürüldüklerini ve aç bırakıldıklarını düşünen çiftlik hayvanlarının isyan ederek insanları kovdukları ve kendileri için eşitlikçi bir düzen kurdukları anlatılır. İsyanı başlatan iki domuzdan güçlü olanı (Napoleon), zamanla kendisine rakip olabilecek kişileri ihanetle suçlayıp ekarte eder, çiftlikten kovar. Çiftlikte meydana gelen her türlü olumsuz olayda kovulmuş olan “Snowball” isimli domuzun parmağı olduğunu iddia eder. Kendisine sadâkatle bağlı bir köpek ordusu kurar ve düzeni bozma temayülü gösteren herkesin üzerine bu orduyu salar. Anayasa gibi kabul ettikleri ve duvara yazdıkları yedi emir metninde gün geçtikçe kimseye fark ettirmeden düzenleme yaptırır. Napoleon’un yardakçıları, kafaları karışmış ve hafızaları yeterince güçlü olmayan hayvanlara o maddelerin baştan beri bu şekilde olduğunu telkin eder. Çiftlik sakini hayvanlar da sorgusuz kabul içerisinde, maddeleri muhtemelen yanlış ezberlemiş olduklarını düşünür. En sonunda bir sabah bütün maddelerin duvardan silindiğini ve “bütün hayvanlar eşittir, fakat bazı hayvanlar daha eşittir” yazdığını görürler. Hikâyenin sonunda yönetici domuz grubu, kendilerine isyan ettikleri insanların hareketlerini bire bir taklit etmeye başlamış ve diğer hayvanlar üzerinde tahakküm ve sömürü düzenini yeniden kurmuşlardır.

Kısaca Hayvan Çiftliği; “Harun olmaya geldik” deyip Karun olan, hain ve sinsi bir şekilde davranıp diğer insanları kandıran ve onların zaaflarından yararlanmayı çok iyi bilen, sadece kendisini düşünen ve iktidarını korumak uğruna her türlü kötülüğü işlemeye hazır olan insanların hikâyesidir.
Bu hikâyenin eleştirdiği düzene sahip bir ülkede şöyle şeyler yaşanmayacağının garantisini kim verebilir:

Diyelim ki, Napoleon konumundaki kişi, safdışı bırakmak istediği kişileri mental yorgunlukla suçlayıp istifalarını istedi… Bir kısmı darıldı, küstü fakat emre itaat edip istifasını sundu. Sonra istifa edenlerden bazıları, batıp batmadığı ve batıyorsa kime battığı belli olmayan “iğneleyicimsi” sözler sarf etti, gelen tepkilere dayanamadı ve yanlış anlaşıldığını söyleyip özür diledi. Bazıları da istifa etmemekte direndi. Direnenlere önce hain suçlaması yapılarak “bizi kandırdı” dendi. Bir sonraki aşamada elebaşları olabilecek birinin isminin ilk iki harfi ile başlayan ve aynı zamanda “Mental Yorgunlar Terör Örgütü” ifadesinin kısaltması olan “METÖ” tanımlaması yapıldı ve direnenler bu örgüte dahil edildi. METÖ elebaşının Twitter’da CapsLock kullandığı tesbit edildi. Bundan sebep, tweetlerinde CapsLock kullanan herkes örgüt üyesi kabul edildi…

İşte bu yüzden Birleşmiş Milletler kendilerine yapılan uyarı ve eleştirileri dikkate almalıdır…
Link: http://www.yeniasya.com.tr/adnan-nacir/hayvan-ciftligi_444124

Öne Çıkan Yayın

Üye kürküm üye...

  İktidar partisi son zamanlarda üye sayısını artırma hususunda fevkalade bir gayret sarf ediyor. Cafcaflı kutlamalarla yapılan üye kabu...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İlgili Diğer Yazılar: