Bu Blogda Ara

Arşiv

“Özeleştirme” İdaresi Başkanlığı

“Özeleştirme” İdaresi Başkanlığı
Yiğit Özgür Karikatürü

 

İktidar partisine oy verdiğini bildiğimiz hayali bir dostla seçim öncesi yapılmış bir muhavere:

Ülkenin gidişatından memnun musun?

“Hayır değilim. Ekonomi çok kötü öncelikle. Eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe kadar pek çok yerde problemler var. Devlet kademesinde israf çok fazla.”

Devlet kötü mü yönetiliyor?

“Değil ama boşluklardan yararlanan fırsatçılar ve menfaat çeteleri var. Reis’in çevresine yuvalanmışlar ve onu yanlış yönlendiriyorlar...”

Senin benim gibi sıradan vatandaşların görebildiğini Reis göremiyor ve senin onun basiretine güvenin tam, öyle mi?

“...!?”

Neyse, belediyelerde durum nasıl?

“Yolsuzluk, rant kavgası, adam kayırma ve rüşvet gırla gidiyor... İlçe belediye başkanlarının bazılarının milyonlarca metrekare arsası, binlerce evi olduğu ortaya çıkmış, çevre esnafını haraca bağlayan başkanlar varmış diyorlar”

Koca partide neden kimse müdahale edip düzeltmiyor?

“Fark edildikleri zaman müsamaha yok, bir sonraki dönem aday gösterilmiyorlar, hatta anında istifa edenler de oluyor.”

İyi de, ticaret ve ceza kanunlarına göre suç teşkil eden fiillerin karşılığı istifa değil, adli işlemlerdir. Mahkemeye sevk edileni hiç duymadık nedense...

“İşte ben de genel manada kızgın ve küskünüm onlara ve artık tavrımı belli edeceğim.”

Bu seçimde muhalefete oy vereceksin o zaman?

“Hayır, halkçılara oy vermeye elim hiç gitmez.”

İttifak içerisindeki diğer partilerden birine oy vereceksin bu durumda?

“Onlara da güvenmiyorum. Ben yine partime oy vereceğim. Ama içim acıya acıya... Sandığa sürünerek gideceğim ve ağır ağır atacağım o zarfı.”

Senin kızdığını ve tavır yaptığını nasıl bilecekler o halde?

“Benim bildiğimi herkes de biliyor. Özeleştiri yapacak ve kendilerini düzeltecekler inşallah...”

***

Sonuçlarıyla ezber bozan bir seçimi geride bıraktık. Kimselerin tahmin etmediği, gönlünden temenni olarak geçirse bile dillendirmediği sonuçlar çıktı. Hayır, seçimden önce söyleyen olsa da kimse dinlemezdi zaten.

Bir taraf biz kazandık diye seviniyor, diğeri de hayır siz kazanmadınız bize oy vermeyenler sebebiyle üste çıktınız, diyor. Aynı şeyleri söylerken bile ihtilafa düşmek yine bizim memlekete nasip oldu.

Rahmetli 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in dediği gibi “Galibiyetin sahibi çoktur, mağlubiyetin sahibi yoktur. Yenilgi yetimdir.”

Bu sebepten, özeleştiri memleketemizde pek yapılmaz, hayali dostumuzun özeleştiri beklediği adamlar muhtemelen şöyle diyecek: “Biz üzerimize düşen her şeyi yaptık. 52 noktada mitingler düzenledik, milletvekillerinin görüşme fırsatı bulamadığı bakanları vatandaşın ayğına gönderdik, bütün televizyon ve radyo yayınlarında göründük, şehirlerin her yerine dev posterlerimizi astık. Bazı tarikat ve cemaatler bize açık desteklerini kamuoyuna sundu. Millet sandığa gitmedi, yoksa rakibimiz oyunu artırmış değil.”

Özeleştirme İdaresi Başkanlığının rehberinde özeleştiri için şöyle deniyor:

·         Özeleştiri, kendi eksik/hatasını bulmak ve onunla yüzleşmek için yapılır, suçu birilerine yıkmak için değil.

·         Vatandaşa ve sandığa küsülmez, hakaret edilmez. Seçimine saygı duyulur.

·         Rakipler küçümsenmez, iyi yaptıkları şeylerin hakkı teslim edilir.

·         Hatalardan ders almak ve süreçleri iyileştirmek adına yeni şeyler öğrenmek iştiyakıyla özeleştiri yapılır. Hangi kaynaktan gelirse gelsin, bilgi kıymetlidir ve değerlendirilir.

İktidar partisine özeleştiri için yardımcı soru tavsiyelerimiz:

·         Harama helale, dikkat eden, kanuna nizama riayet eden, işinin ehli, halkın teveccüh ettiği adaylar mı gösterdik, yoksa saraydan merkezi olarak paraşütle indiriğimiz adayları mı dayattık?

·         Kampanyalarımızı televizyonundan radyosuna, makam araçlarından kamu personeline kadar bütün devlet imkanlarını zorlayrak yapınca kamu hakkına girmiş olduk mu?

·         Spordan sanata, kışladan okula, pazardan camiye kadar her yere siyaseti ve kendimizi sokmak iyi bir fikir miydi?

·         Oy gelmezse hizmet de yok gibi tehditler etmese miydik acaba?

·         Seçimi bir ölüm kalım savaşına çevirmek doğru muydu, kutuplaştırma ve nefret politikaları ters mi tepti?

·         Seçmen neden bize küstü ve sandıktan uzaklaştı?

·         Söylediklerimizi yapıyor ve yaptıklarımızı söylüyor muyuz?

Çok fazla soru daha eklenebilir, bunlar başlangıç sorularıydı...

 Link: https://www.yeniasya.com.tr/adnan-nacir/ozelestirme-idaresi-baskanligi_595629

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetlendikten sonra uygun görülürse yayınlanacaktır. Genel ahlâka mugayir ifadeler, hakaretler veya spam türündeki muhtevaya sahip yorumlar, takdir edersiniz ki, yayınlanmayacaktır. Onun haricinde her türlü yorum yapabilirsiniz, yapınız hatta...

Öne Çıkan Yayın

Yine Bir Tasarruf...

İbrahim Özdabak Karikatürü Kaçıncısı olduğunu bilmediğimiz bir “kamuda tasarruf paketi” daha törenlerle hizmete girdi. Önceki paketler ne ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İlgili Diğer Yazılar: